ÜLFET ve ANI YAŞAMAK




                                                            



            Yeni doğmuş bir bebek olmak isterdim. Her şeyi yeni öğrenmeye başlamak. Örneğin adım atmaya ilk başladığında düşüp tekrar ayağa kalkmanın zevkini duymak. Bir çiçek gördüğümde kokusunu iyice içime çekip ilk defa kokluyor gibi hissetmek, ilk defa koku alıyor gibi... Yolda gördüğün karıncaların çalışkanlığına ilk defa şahit oluyor gibi hayret etmek. Kısacası hayatı yeniden keşfetmek, kimin ne dediğine aldırmadan. Ama biz yetişkinler genelde ülfet hali yaşıyoruz. Çoğu şeyi yaşar gibi yapıyoruz ama yaşamıyoruz. Mesela biriyle fikrini paylaşmak istiyorsun ama aldığın cevap “ben bunu biliyorum” oluyor. Peki biliyorsan neden uygulamıyorsun? Bilmek yetmiyor, bilmiyor musun? Ve eğer uygulamıyorsak o bilginin bize faydası ne? Aslında düşününce, insan her şeyi unutup ta baştan öğrenmeye başlasa, ya da bildikleriyle amel etmeye. “Çünkü bildikleriyle amel edenin bilmedikleri öğretilir.” Ve hayat daha zevkli ve anlamlı olsa... Doyasıya yaşamak lazım hayatı. Geçen geçti yarın ise henüz gelmedi. Ne maneviyatından ödün ver ne de dünyalık dakikalarından... Hepsi sana özel çünkü Yaratan’dan... Vesselam..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SAYFALARCA...

FIRTINADAYIM