GÜNCELLEME
İnsanoğlu bebeklikten itibaren yeni şeyler öğrenmeye başlıyor ta ki mezara kadar. Sadece okulda öğrenmiyoruz. İnsanlar gözlem yaparak, yaşayarak, başkasının hatasından ders alarak dahi kendine olumlu katkıda bulunabilir. Bir çocuğu yetiştirirken otuz sene öncesinin kuralları göze alınarak büyütülmez. Gün geçtikçe tıp, biyoloji, psikoloji ve diğer bilim dallarında yenilikler olurken hala eski metotlar kullanılmaz. İki sene aynı telefonu kullanmayan insanlar nasıl olurda otuz senenin metotlarını kullanır bir insan yetiştirirken. Akıllı tahta varken hala tebeşirle kara tahtaya yazarak ders anlatmak gibi bir şey bu.
Davranışlarında ben böyleyim değişemem diyen insanlara rastlamışsınızdır. Bu tür insanlar genelde yeniliklere kapalıdır. Güncellenmemiş bilgilerle sınırlıdır. Ne deseniz boş. Ama bazı insanlar da vardır sürekli kendilerini yenileme gayretindedir. Kitap okur, bilgisini paylaşmaktan zevk alır. Bir insana nasıl davranacağını bilir, insanları kırmamaya çalışır. Her insana aynı davranmaz. Nabza göre şerbet verir. Duygusal birine onu incitecek şeyler söylemez ya da sinirli birine öfkesini kabartacak şeyler. Halden anlar yani. Bu tür insanlar her anlamda iyi gelir insana. Çevremizde böyle insanların varlığına ihtiyacımız var.
Durduk yere sürekli kızan, bağıran çağıran insanlar etrafına negatif enerji yayar. Onlarla geçinmek bir yana iki çift sohbet etmek dahi zordur. Kızarak, bağırarak hiçbir şey elde edilmez. Bu tür insanlar problemi kendinde aramalıdır zira duygularını yönetememektedir. Asıl pehlivan öfkesini yenendir, yani öfke duygusunu. Demek ki duygularımızı yönetmemiz lazım.
Öğrenmek uçsuz bucaksız denize dalmak gibi süreklidir. Kişi kendini eksik hissettiği her konuda yenilemelidir. Zira kendini güncellemeyen insan zamanın gerisinde kalmaya mahkumdur.

Yorumlar
Yorum Gönder